"KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ"...BU RESİM ÇOK ŞEY ANLATIR ANLAYANA. (DOĞUNUN VE BATININ KABULLENDİĞİ BİR TüRK DEHASI: OSMAN HAMDİ BEY)
"Kaplumbağa Terbiyecisi", Osman Hamdi’nin
en ilgi çeken ve özgün eserlerinden birisidir. 1906 tarihli eser,
özellikle "Lale Devri"ndeki "Sadabad Eğlenceleri"nde geceleri
bahçelerin aydınlatılması için kaplumbağaların sırtlarına mumlar
dikilerek serbest bırakıldıkları bilgisi bir ipucu olabilir. Yani
Osmanlı’nın devlet düzeninde "kaplumbağalar" da "kapıkulları" arasında
yer almışlardır.
Bu arada birkaç Osmanlı kurumunun (Sanay-i Nefise, Asar-ı Atika Müzesi,
Duyun-u Umumiye, vb.) en üst düzeyinde yönetici olan Hamdi Bey’in kendi
iş yapma alışkanlığı/tarzı ile astlarının yaklaşımlarına ilişkin bir
allegori akla gelmektedir. Osman Hamdi’nin kendisi olan "Terbiyeci"
elinde neyi, boynunda maşası sırtında "keşkül-ü fıkarası" (dervişane
bir tevekkülü akla getirmektedir. Hafif öne eğilmiş olarak yapraklarını
yiyen üç kaplumbağaya nezaret etmektedir.
Arkada kalan iki kaplumbağa ise yemeğe yanaşmaya çalışmaktadır. Osman
Hamdi Bey’in mesai arkadaşlarına yönelik acımasız, ümitsiz bir hicvi
olarak yorumlanabilir bir resim bu... Önemli olan, alçaktaki tek ışık
kaynağından gelen ışıkla aydınlanan resmin, öğelerinin ilgiyi konuya
odaklayan bir yalınlık ve kurgu ile her tür gereksiz ayrıntının
ayıklandığı çok başarılı bir bir başyapıt olmasıdır.
Uzun süre işadamı Erol Aksoy'un koleksiyonunda bulunan tablo Erol
Aksoy'un varlıklarına TMSF'nin el koymasıyla geçici süre devlete
geçmiştir. Eser Aralık 2004'de açık arttırmaya çıkarıldı. Türk resim
sanatının en yüksek bedeline çıkan fiyatla Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı
kuruluşu Pera Sanat Müzesi açık arttırmayı kazandı.
Tablo bugün Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı Pera Sanat Müzesi'nde
sergilenmektedir.
Kaynak:::wikipedia.org